Hedefim sayılı piyano virtüözlerinden biri olmak.

Utku ASAN (*) ile söyleşi.

 

1999 yılında İstanbul’da doğdum. Piyano eğitimime 7 yaşında başladım. Halen MSGSÜ Devlet Konservatuarı 10’uncu sınıfta okuyorum.

Konservatuara girene kadar okuduğum İstanbul Marmara Koleji’nde, haftada 15 dakikalık etkinlik derslerimiz olurdu. Ben de 7 yaşındayken bu etkinlik derslerinde piyanoyu seçmiştim. Doğduğumdan beri evde ve arabada klasik müzik kasetleri çalardı, özellikle de Mozart ‘Sonatlar’ albümümüz vardı. Piyanoyu sevmemde Mozart’ın ve beni klasik müzik ile büyüten ailemin büyük bir yeri olduğunu söylemeliyim. Tabiİ Fazıl Say’a da çok büyük bir hayranlık duyuyordum, bestelerini küçüklüğümden bu yana hayranlıkla dinlerim.

Eski okulumdaki hocam bu alanda bir yeteneğim olduğunu anlayınca beni Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı’na yönlendirdi. 10 yaşımda yarı zamanlı, 11’imde ise tam zamanlı olarak piyano bölümünü kazandım ve halen buradaki eğitimimi Doç. Nurferi Onur ile sürdürüyorum.

Maltepe Üniversitesi’nde ilk resitalimi verdiğimde henüz 13 yaşındaydım. Aynı sene okulumuzun genç orkestrasının solistlik seçmelerini kazanarak Robert Kolej’de solist olarak sahne aldım. Ayrıca bu sene İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar seçmelerini kazanarak 2014-2015 sezonunun 6 parlayan yıldızından biri seçilmemin mutluluğunu yaşıyorum. Parlayan Yıldızlar kapsamındaki resitalim 22 Aralık 2014’te Milli Reasürans’ta gerçekleşti.

Gençlere klasik müziği sevdirmek istiyorum

Bu konserlerin yanı sıra; CKM, Zorlu Center Şehir Sahnesi, Kadir Has Üniversitesi, ARSU Güzel Sanatlar Akademisi, Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi, Gümüşlük Piyano Festivali gibi yerlerde konserler verdim. Eğitimimden fırsat buldukça bu müziği gençlere, yaşıtlarıma yaymak için okullarda veya üniversitelerde konser vermeyi sürdürüyorum.

Katıldığım Masterclasslar’ın da bana her zaman çok büyük faydası oldu. Özellikle de en son katılığım Antalya Piyano Festivali’ndeki Hüseyin Sermet ile çalışmamın da çok yararını gördüm. Ayrıca, AIMA’da (Ayvalık International Musıc Academy) İdil Biret ile bir haftalık çalışmanın ardından Cunda Adası’nda bir konser verdik. Çalıştığım diğer virtüözler; Gülsin Onay, Denis Kozukhin, Herbert Schuch, Lilya Zilberstein, Karst De Jong, Muza Rubackyte, Jonathan Plowright, Johan Schmidt ve Hilary Demske’nin masterclassları çok faydalı oldu.

Gençler daima barıştan yana olmalı

Özetle, hedefime ulaşmak için hemen her gün en az 4-5 saat çalışıyorum. Hedefim, dünyanın sayılı piyano virtüözlerinden biri olmak. Bunun için yeteneğin yeterli olmadığını ve çok çalışmak gerektiğini biliyorum. Sanatçı olmak için, sanatı sevmek gerekir diye düşünüyorum. Eğer barışın egemen olduğu bir dünya istiyorsak, sanatı öne çıkarmak, onu desteklemek gerekir. Dünya ancak sanatın varlığı ile mükemmel hale gelir.

Atatürk’ün bize emanet ettiği Gençlik Bayramı’nda onun Uygarlık Devrimi’ni iyi anlamalı ve onu yaşatmalıyız. Atatürk devrimlerinin gençliği olarak, sorgulayıcı olmalıyız, haksızlıklara karşı itiraz hakkımızı kullanmalı ve paylaşmayı bilmeliyiz. Ve tabii, çok çalışmalıyız. Atatürk, “Ülke tehlike altında olmadıkça savaş bir cinayettir,” demişti. Biz gençler, bunu ilke olarak benimseyip daima barıştan yana olmalıyız. Müziği, sanatı öne çıkararak, barışın egemen olduğu bir dünya yaratmalıyız.

 (*) Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) İstanbul Devlet Konservatuarı 10’uncu sınıf öğrencisi

18 Mayıs 2015/Hürriyet