Utku Asan ile söyleşi (*) 

Utku Asan: ''Beni en çok etkileyen müzisyen Hüseyin Sermet''

 

Utku Asan, geçtiğimiz Aralık ayında İş Sanat'ın düzenlediği Parlayan Yıldızlar Serisi'ne seçilip Milli Reasürans'ta resital vermeye hak kazanan ülkemizin genç, parlak ve yetenekli piyanistlerinden. Henüz öğrenci olmasına rağmen yolunu çoktan çizmiş görünen Asan belirlediği hedefler doğrultusunda ilerlemesini sürdürüyor. 24 Mart'ta Kadir Has Üniversitesi'nde ve 28 Mart'ta Arsu Güzel Sanatlar Akademisi'nde birer resital verecek olan genç piyanistimizle sohbet ettik.

Herkesin bir hikâyesi var, senin piyano üzerine hikayen ne? Piyano ile tanışman nasıl oldu?

6 yaşında İstanbul Marmara Koleji’nde seçmeli etkinlik derslerinde piyanoyu seçerek onunla tanıştım. Oradaki piyano seçmeli dersin hocası Levent Tanman ile haftada 15 dakikalık eğitimle, MSGSÜ Devlet Konservatuarı’nın sınavını kazandım. 2009’da yarı zamanlı, 2010’da tam zamanlı olarak bu konservatuardaki eğitimime başladım. Başladığım günden bu yana, buradaki piyano eğitimimi Doç. Nurferi Onur ile sürdürüyorum.

Piyano çalmaya başladığında ne düşünüyordun? Daha doğrusu bugün bulunduğun yerde olmayı hedefliyor muydun?

Başladığım andan itibaren evde piyanom oldu. Ama, piyanoya ilk başladığımda açıkçası biraz zorlandım. Piyano başında vakit geçirmek bazen sıkıcı geliyordu, ancak, zaman geçtikçe birbirimize ısındık. Şimdi piyanoyu seviyorum. Öyle hissediyorum ki o da beni seviyor. Aslında, küçüklüğümden beri sahnelerde konser ve resitaller vermeyi hedeflemiştim. Bugün bu etkinliklerin daha başındayım. Umarım devamı gelir.

Çaldığın birkaç eseri sosyal medyada gördüm, dinledim ve yorumlarında çoğu genç piyanist gibi oturmamışlık yok. Olgunluğunu belli ediyorsun.  Bu durum üzerine neler söylemek istersin?

Ben konser ve resitallerime büyük bir azim ve titizlikle hazırlanıyorum.


Birçok masterclassa katılmış birisin. En etkilendiğin ve en çok verim aldığın masterclass hangisiydi? Seni hangi yönü ile etkiledi?


Masterclassların her zaman çok faydalı olduğunu düşünüyorum. 12 yaşında Gümüşlük Piyano Festivalinde 20 gün boyunca Gülsin Onay, Lilya Zilberstein, Karst De Jong, Muza Rubackyte,  Jonathan Plowright  ile çalışmam beni daha o yaşlarda müzikal anlamda çok geliştirdi. Ayrıca Herbert Schuch, Hilary Demske, Johan Schmidt, Denis Kozhukhin ile masterclass çalışmalarına katıldım. Geçen sene AIMA Ayvalık Klasik Müzik Akademisi’nde İdil Biret ile 1 hafta masterclass  yaptım ki, o beni çok geliştirdi. Bu yaz tekrar İdil Biret’in masterclassına başvurum kabul edildi çok mutlu oldum. Katıldığım masterclassların hepsinden çok faydalandım, her ustadan bir şeyler kaptım, ama beni en çok etkileyen masterclass, Hüseyin Sermet ile yaptığım çalışmalar oldu. En etkilendiğim yönü ders anlatırken öğrenci ile bütünleşip tüm enerjisi ile bilgisini bize aktarıyor olması.

Yaşıtlarına göre sahne deneyimin epey yüksek, ilk sahne deneyimi öncesi hislerini anlatabilir misin?

Konservatuardan önce, yuva dahil 7 sene okuduğum okulda tiyatro, müzik, dans, folklor gibi çalışmalara katıldığımdan dolayı küçüklüğümden beri sahne deneyimim oluşmuştu. Ama gerçek anlamda en çok 12 yaşımda Maltepe Üniversitesi Yabancı Diller Semineri öncesi 350 kişiye resital vermem beni çok heyecanlandırmış,  resitalden 5 dk. önce salondaki kalabalığı görünce  anneme “keşke notalarımı yanına alsaydın çalacağım eserin notaları aklımdan silinip gitti!..” demiştim. Ama, sahneye çıkınca hiç heyecanım kalmamıştı. Bugün baktığımda eskisi kadar olmasa bile her konser ve resital öncesi hala heyecanlanıyorum. Ustaların sözlerine göre bu heyecan hiç bitmezmiş zaten.

Sanatçılara baktığımızda, zorluklar yaşamamış belli engelleri aşmamış hikayeler duymayız. Senin bu konuda söylemek istediklerin var mı? Piyano için eğitim görüyorsun ve bu konuda karşılaştığın zorluklar neler?

Yurtdışı yarışmalara ve masterclasslara maddi imkânlarımızın yetersizliği nedeniyle katılamıyorum. Konser verebileceğimiz alanlar kısıtlı.  4 konçerto eseri çaldığım halde, 2 senedir konser verecek bir orkestra bulamıyorum. Bunlar gibi birçok zorluk yaşıyorum.

Başka bir röportajında bestecilik üzerine çalışmalar yapmak istediğini okumuştum. Şimdiden var mı çeşitli çalışmaların?

Evet doğrudur. Çok profesyonelce olmasa da, küçük bir bestem var. İleride de iyi bir kompozitör olmak için çalışacağım.

Kendini ait hissettiğin bir dönem var mı?

Her dönemin kendine ait güzel yanları var, fakat benim en çok etkilendiğim dönem romantik ve modern dönemdir.

Solistlik kariyeri dışında, geleceğe dair yapmayı hedeflediğin şeyler neler?

Dünya çapında iyi bir solist olabilirsem, bestecilik dışında şimdilik uğraşmak istediğim başka bir alan yok. İkisi bir arada harika bir uğraştır zaten.

Seni ne zaman bir daha sahnede görebileceğiz? Yani,  gelecek konserler üzerine planların var mı?

24 Mart’ta, Kadir Has Üniversitesi’nde Kadir Has Bilim Ödülleri töreni öncesi bir resitalim olacak. Sonra, İstanbul Arsu Güzel Sanatlar Akademisi’nde 28 Mart saat 18.00’de bir resital ve söyleşi gerçekleştireceğim. Eğitimim devam ettiği sürece hep yeni eserler üzerinde çalışmam gerektiğinden konserler hakkında çok plan yapamıyoruz. Genelde, konserlerde çaldığım parçalar, sınavlar için hazırladıklarımla aynı olduğu için, sınav döneminde de resital ve konserlere çıkabiliyorum. Sanırım mayıs ayının sonunda ve haziran ayı içerisinde bir resital ve konserim daha olacak.

Söyleşi: Utku Geçgel (*) Andante